|
yoga teknikleri
Yoga Teknikleri
1. Yama - (Kontrol) Evrensel eylem kontrolü
2. Niyama - (Kesin kontrol) Kişisel eylem kontrolü
3. Asana - (Duruş) Vücut çalıştırma teknikleri
4. Pranayama - (Enerji kontrolü) Nefes ve biyoenerji teknikleri
5. Pratyahara - (Geri çekmek) Astral, Çakra ve Kundalini teknikleri
6. Dharana - (Odaklanma) Konsantrasyon teknikleri
7. Dhyana - (Derin odaklanma) Meditasyon teknikleri
8. Samadhi - (Üstün odaklanma) Süperkonsantrasyon teknikleri
İlk dört basamak dış veya kaba basamak, dört son basamak ise iç veya ince basamak olarak adlandırılmaktadır. Sekiz basamaklı Orijinal Yoga Sisteminin amaçlarından biri bedeni, zihni ve ruhu birbiriyle uyumlu hale getirmek ve kişisel gelişimin zirvesine ulaşmaktır. Bu sekiz aşama, aşağıdan yukarı doğru tırmanması gereken bir merdivenin birbirini izleyen basamaklarına benzemektedir. Bu basamaklarda sabırla ilerlemek gerekir. Birdenbire, hiçbir hazırlık olmaksızın üst basamaklara atlamak tehlikeli ve sakıncalıdır.
Yoga sistemi kontrol işlemine dayanmaktadır. Yama (kontrol) aşama aşama gelişmekte ve sonunda en yüksek düzeye ulaşarak Samyama (süperkontrol) olmaktadır. Burada 'süper' anlamına gelen Sam öneği 'kontrol' anlamına gelen Yama kelimesinin önüne eklenmiştir. Yama konsantrasyonla sıkı bir bağlantıdadır. Samyama aşamasında konsantrasyon Samadhi olarak adlandırılan süperkonsantrasyona gelişmektedir. Konsantrasyon hem de birleşmeyle bağlantıdadır. Konsantrasyon en derin haline ulaştığında birleşme Samyoga olarak adlandırılan süperbirleşme olmaktadır. Süperkontrol düzeyinde konsantrasyon süperkonsantrasyona, birleşme ise süperbirleşmeye dönüşmektedir. Bu hal YOGA yani bütünleşme olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle Yoga sisteminin üç yönü vardır:
1. Samyama - Süperkontrol
2. Samadhi - Süperkonsantrasyon
3. Samyoga - Süperbirleşme
Bu üç yön birbiriyle bağlantılı ve Yoga sisteminden ayrılmazdır. Yoga sisteminin son aşamasında süperkonsantrasyon üstün konsantrasyona dönüşmektedir. Bilinç tamamen konsantrasyon objesine dalmaktadır. Sonuç olarak süperbirleşme gerçek üstün birliğe dönüşmektedir. Bu birlik bireysel ruh ile Evrensel Ruh arasında gerçekleşmektedir. Bireysel ruh ile Evrensel Ruh bütünleşmektedir. Bu aşamada süperkontrol gerçek özgürlüğe dönüşmektedir çünkü kontrole artık gereksinim kalmamaktadır. Böylece Yoga (bütünleşme) hali Maha-Yoga (üstün bütünleşme) haline dönüşmektedir. Bu halde bireysel bilinç en yüksek bilinç düzeyine ulaşmaktadır.
Yoga halinin üstün düzeyine ulaşmak için kontrol gücünün kesinlikle aşama aşama geliştirilmesi gerekmektedir. Spiritüel evrim etmek için Orijinal Yoga Sisteminde bulunan sekiz aşamada yer alan teknikler doğru ve düzenli şekilde uygulanmalıdır.
YAMA (KONTROL) EVRENSEL EYLEM KONTROLÜ
Yama olarak bilinen prensipler icra edilince olumlu eğilimler güçlenmekte, pozitif enerji ve motivasyon artmakta ve insan kendini evrenin bir parçası olarak hissetmektedir.
Geniş felsefi anlamda Yama sözcüğü 'negatiflerden arınma' gibi yorumlanabilir. Yama uygulayarak insan eylemlerini kontrol altında almak suretiyle negatif veya olumsuz şeylerden kurtulmaktadır. Birey gelişmek ve spiritüel evrim etmek için bütün negatif fikirlerden, sözlerden ve eylemlerden arınmalıdır. Bunun için insan her şeyden önce Ahimsa (Şiddetsizlik) prensibini uygulamalıdır.
Yama aşamasında insan hayatının evrensel eylem yönü geliştirilmektedir. Bu aşama 10 prensibe dayanmaktadır:
1. Ahimsa - (Şiddetsizlik) Şiddet kontrolü
2. Satya - (Dürüstlük) Yalan kontrolü
3. Asteya - (Çalmama) Benimseme kontrolü
4. Brahmaçarya - Cinsel enerji kontrolü
5. Aparigraha - (Biriktirmemek) Biriktirme kontrolü
6. Daya - (Merhamet) Nefret kontrolü
7. Kşama - (Affetme) Kızgınlık kontrolü
8. Dhriti - (Dayanıklılık) Güçsüzlük kontrolü
9. Mitahara - (Ilımlılık) Aşırılık kontrolü
10. Arcava - (Doğruluk) Yanlışlık kontrolü
Bu prensiplerin uygulanması insan psikolojisini olumlu bir şekilde etkilemektedir. Birey dört amaca ulaşmaktadır:
1. Negatif enerji atılmaktadır
2. Enerji kanalları arınmaktadır
3. Bedende enerji toplanmaktadır
4. Biriken enerji, fiziksel sağlığı ve spiritüel gelişimi sağlamaktadır
Birey Yama prensiplerine uymadığı takdirde enerjisi dağılmakta ve enerji kanalları tıkanmaktadır. Bu prensipler icra edildiğinde enerji blokajları çözülmekte, enerji bedende serbestçe dolaşmakta ve biriken enerji kişisel gelişimi sağlamaktadır.
NİYAMA ( KESİN KONTROL) KİŞİSEL EYLEM KONTROLÜ
Niyama olarak denilen prensipler hayata geçirilince olumsuz eğilimler giderilmekte, kötü alışkanlıklar yenilmekte, negatif enerji atılmakta ve insan kendinin evrenin tüm canlı varlıklarıyla bir aile olduğunun farkına varmaktadır.
Bu aşama da 10 prensibe dayanmaktadır:
1. Şauça - (Temizlik) Kirlilik kontrolü
2. Santoşa - (Yetinme) Açgözlülük kontrolü
3. Tapas - (Soyutlanma) Fazlalık kontrolü
4. Svadhyaya - (Eğitim) Cehalet kontrolü
5. İşvara Pranidhana - (Mutlak Varlığı Algılama) Algı kontrolü
6. Astikya - (Sadakat) Bağlılık kontrolü
7. Dana - (Hayırseverlik) Bencillik kontrolü
8. Hri - (Alçakgönüllülük) Gurur kontrolü
9. Mati - (Analiz) Düşünce kontrolü
10. Vrata - (Yemin) Değişkenlik kontrolü
Yama ile Niyama basamaklarının 10 prensibi Darşana Upanişada, Gandharva Tantra ve Agni Purana kitaplarında açıklanmıştır. Yoga sisteminin bu ilk iki basamağında duygular, düşünceler ve eylemler analiz edilmekte ve denetim altına alınmaktadır. İnsan artık duygularının, düşüncelerinin ve eylemlerinin kölesi değil efendisi olmaktadır. Bu kaderi kontrol etmenin başlangıcıdır. Denetim ve kontrol işlemi doğal bir şekilde gelişmektedir. İnsan duygularını, düşüncelerini ve eylemlerini sadece analiz etmekte ve kendine baskı yapmadan kontrol etmeye çalışmaktadır.
Geniş felsefi manada Niyama basamağı 'pozitifleri güçlendirme' olarak yorumlanabilir. Yoga yolunda birey negatif niteliklerden kurtularak pozitif nitelikleri güçlendirmelidir. Yama prensiplerin uygulanması evrensel niteliktedir oysa, Niyama prensiplerin uygulanması bireysel niteliktedir.
Niyama prensiplerini uygulayarak birey şunları elde etmektedir:
1. Yaşam enerjisini kozmik kaynaktan bedene toplama yeteneğini
2. Bu enerjiyi alt enerji merkezlerine yönlendirme yeteneğini
3. Yaşam enerjisini kullanarak enerji merkezlerini dengeleme yeteneğini
4. Bu enerjiyi üst enerji merkezlerine yükseltme yeteneğini
Niyama prensipleri, bireyin kendisiyle ilgili kişisel uygulamalardır. Bu prensipler sayesinde duyular ve duyu organları kontrol edilmektedir.
YOGA HAREKETLERİ
ASANA (DURUŞ) VÜCUT ÇALIŞTIRMA TEKNİKLERİ
Asana'lar sağlık, güzellik, güç, dayanıklılık, hafiflik, aydınlık, sinirsel dinginlik ve mutluluk vermektedir. Asana uygulamasının meyvesi spiritüel uyanış, bilinçlenme ve tüm ikiliklerden özgürlüktür.
Başlangıçta Asana'lar yavaş yavaş, vücudu zorlamadan yapılmalıdır. Asana'ların doğru ve düzenli yapılmasının yararları şunlardır:

1. Belkemiği esnekliği artmaktadır
2. Eklemler hareketlenmekte ve esnemektedir
3. Kaslar kuvvetlenmekte, gevşemekte, canlanmakta ve bol bol oksijenli kan almaktadır
4. İç organların ve bezlerin fonksiyonları düzene girmektedir
5. Lenfatik sistem ve metabolizma canlanmaktadır
6. Bağışıklık sistemi güçlenmektedir
7. Dolaşım ve kan basıncı normal ve dengeli hale gelmektedir
8. Sinir sistemi sakinleşmekte ve kuvvetlenmektedir
9. Doku taze ve canlı olmaktadır
10. Sindirim sistemi sağlıklı kılınmaktadır
11. Boşaltım sistemi canlanmaktadır
12. Üreme sistemi dengeye girmektedir
13. Solunum sistemi güçlenmektedir
14. Tüm beden canlanmakta ve güçlenmektedir
15. Tüm organlar uyumlu bir şekilde çalışmaktadır.
Asana olarak adlandırılan duruşlar omurgayı çeşitli biçimlerde çalıştırarak esnetmekte, yumuşatmakta ve sağlıklı yapmaktadır. Merkezi sinir sistemi oksijenli kanla beslenmekte ve güçlenmektedir. Vücut çalışmaları eklemleri esnetmekte, kasları güçlendirmekte ve uzatmakta, iç organları uyarmakta ve canlandırmaktadır. Bloke olmuş enerjiyi serbest bırakmakta, beden enerjik ve canlı olmaktadır. Tüm beden, organlar ve kaslar besleyici maddeler, oksijenli kan ve biyoenerjiyle yıkanmaktadır. Her bir hücre arınmakta, yenilenmekte ve canlanmaktadır. Solunum, sinir, kardiyovasküler, dolaşım, sindirim ve boşaltım sistemleri daha sağlıklı olmakta ve verimli çalışmaktadır. Beyinsel fonksiyonlar düzene girmekte, zihin keskinleşmekte, stres atılarak yorgunluk giderilmektedir. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Asana'lar - Duruşlar kitabı)
Yoga duruşları kan ve lenf dolaşımını geliştirmekte ve daha iyi bir hale getirmektedir. Baş aşağı duruşlar beyne ve
akciğerlere daha fazla kan gitmesini sağlar. Neticede bu organlar oksijenli kanla yıkanarak canlanmakta ve arınmakta, beyin hücrelerinde birikmiş toksinler atılmakta ve beyin fonksiyonları gelişmektedir. Bacaklar birikmiş kirli kandan kurtulmakta ve dinlenmektedir. Yerçekiminin etkisi tersine çevirildiği için kalp beyine kan pompalama görevinden özgür kalmakta ve rahatlamaktadır. Sempatik sinir sistemi uyarıldığı için beden gevşemekte ve uyku kalitesi yükselmektedir. Ruh hali ve yaşama bakış açısı olumlu bir şekilde değişmektedir.
Bükülme hareketlerini içeren duruşlar bedene doğal bir masaj yaparak kasları ve iç organları canlandırmakta, kan dolaşımını artırmakta, besin maddelerinin taşınmasını hızlandırmakta, toksinlerin dışarı atılmasını sağlamaktadır. Omurga, bel, kalça ve kasıkla ilgili sorunlar giderilmektedir. Toksinler atılmakta ve vücut temizlenmektedir.
Öne doğru eğilme hareketlerini içeren duruşlar karın bölgesindeki iç organlara baskı uygulayarak, hareketlendirmekte ve arındırmaktadır. Sindirim ve boşaltım sistemleri uyarılarak daha verimli çalışmaya başlamaktadır. Vücudun arka kasları ve eklemleri esneklik kazanmakta, böbrekler ve böbreküstü bezleri rahatlamakta, yorgunluk atılmakta, idrar sistemi daha verimli çalışmakta ve enerji tazelenmektedir. Zihin dinginleşmekte ve farkındalık artmaktadır. İnsan kendi içine yönelmekte, duygular yatışmakta, heyecan ve endişe azalmaktadır.
Arkaya doğru eğilme hareketlerini içeren duruşlar akciğerleri genişletir, kalbi güçlendirir, akciğerlere alınan hava miktarını artırır ve dolaşımı hızlandırır. Omurga, vücudun ön kasları ve eklemleri esnemektedir. Böbreklere ve böbreküstü bezlerine baskı uygulanmakta, bu organlar uyarılmakta ve sağlıklı kılınmaktadır. İnsan dışa yönelmekte, zindeleşip neşelenmekte, üzüntü ve keder gibi içte saklanan duygular serbest bırakılmaktadır.
Belirli duruşlar kalp ve damar sağlığına çok yararlıdır. Yoga duruşları kalbi aerobik, pedal çevirme ya da koşma gibi yormaz. Kalp uyumlu bir şekilde uyarılmakta, canlanmakta ve yenilenmektedir.
Yoga duruşları yerçekiminin etkisini azaltarak kasların ve organların yaşlanmasını ve sarkmasını frenlemektedir. Yoga felsefesine göre: "Esnek omurga genç beden demektir." Yoga duruşları sayesinde omurga esnek, güçlü ve sağlıklı kalmaktadır. Bedensel denge ve koordinasyon gelişmekte, beden duruşu düzelmekte ve bedensel hareketlerin farkındalığı artmaktadır.
Duruşların doğru ve düzenli uygulanması sayesinde kaslar esnemekte, güçlenmekte ve daha kolay uyum sağlamaktadır, solunum ve dolaşım sistemi daha verimli çalışmakta, kemikler güçlenmekte, insülin duyarlılığı ve boşaltım işlevi düzene girmekte, bağışıklık sistemi ve stresle olumlu şekilde başa çıkma yeteneği gelişmekte, sağlıklı lipit ve kolesterol metabolizması oluşmakta, mevcut kronik rahatsızlıklar giderilmektedir.
Yoga duruşları forma girmek ve formda kalmak için etkili bir araçtır. Eklemler esneklik kazanmakta, uzun ve yağ içermeyen kaslar gelişmektedir. Kas gücü, esneklik, eklemlerin hareket alanı, dayanma yetisi ve dayanıklılık artmaktadır. Beden yeni hareket biçimleri öğrenmektedir.
Belirli Yoga duruşları erkeklerin prostat sorununun çözülmesine yardımcı olur. Prostat ve lenf bezleri sağlık kazanır, lenf sistemi gelişir, lenf sıvısının dolaşımı ve atık maddelerin dışarı atılması artar. Sert ve sıkışık kaslar gevşer, uzar ve esneklik kazanır.
Belirli duruşlar kadınlarda adet öncesi, menopoz öncesi ve menopoz dönemi belirtilerini ortadan kaldırmaktadır. Üreme organları sağlık kazanmakta ve rahatsızlıklar giderilmektedir. Karın bölgesindeki gerginlik ve şişkinlik, sırt ağrıları, yorgunluk, kramp ve aşırı kanama azalmaktadır. Menopoz öncesi ve menopoz dönemi yaşanan yorgunluk, uykusuzluk, değişken ruh hali, sıcak basması, beden yağlarının düzensiz dağılımı ve düzensiz adet görme azalmaktadır.

Yanlış duruş alışkanlığı boyun, baş ve omuz ağrılarına neden olmaktadır çünkü boynun doğal kavisi bozulmuştur. Yuvarlak omuzlar ve çökük göğüs kafesi akciğerlerin tam çalışmasını engellemektedir. Yetersiz solunum moral bozukluğuna, keyifsizliğe ve bıkkınlığa neden olmaktadır. Çökmüş bel, öne doğru yatan leğen kemiği ve sırtın alt kısmındaki kısalmış ve gergin kaslar sırt ağrılarına neden olmaktadır. Asana teknikleri sayesinde kazanılan doğru bedensel duruş tüm bu rahatsızlıkları gidermektedir.
Doğru bedensel duruş sayesinde iskeletteki bütün kemikler baştan ayaklara kadar düzgün bir şekilde sıralanmaktadır. Uyluk kemikleri leğene doğru biçimde oturduğunda iki kalça aynı hizada durmakta, dengeli bir kuyruksokumu kemiği oluşmakta ve omurga düzgün bir pozisyon almaktadır. Kuyruksokumunun, omurgayı desteklediği için dengeli olması omurganın sağlığı açısından yaşamsal önem taşımaktadır.
Bozuk bedensel duruş, kuyruksokumunun işlevsel bozukluğuna sebep olmakta ve kronik sırt ağrılarıyla sonuçlanmaktadır. Yoga duruşları sayesinde kuyruksokumu ve leğen omurgaya gerekli desteği sağlamakta, dengeli bir omurga oluşmakta, gövde gerekli desteğe sahip olmakta ve her yönde rahatlıkla eğilmektedir. Kemikler yerli yerine oturmakta, eklemler kemiklere doğru biçimde bağlanmakta, kaslar dengeli çalışarak koordinasyonu sağlamakta ve organlar doğru yerde bulunduğu için görevlerini en iyi şekilde yapmaktadır.
Yoga duruşları aracılığıyla gelişen doğru ve dengeli bir bedensel duruş fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal dengeyi de sağlamaktadır. Baş, boyun, sırt ve bel ağrıları ve bu yüzden çekilen konsantrasyon ve düşünme güçlüğü, sinirlilik, gerginlik ve öfke giderilmektedir.
Çeşitli bilimsel araştırmalara göre Yoga duruşlarının doğru ve düzenli uygulanması kemik yoğunluğunu korumakta ve artırmakta, osteoporozu ve kemiklerin kolayca kırılmasını engellemektedir.
Yoga duruşları bedeni canlandırmakta, uyarmakta, güçlendirmekte ve kan dolaşımını geliştirmektedir. Pelvis bölgesindeki organlar güçlenmekte, cinsel organları destekleyen kaslar, perine kasları ve pelvis tabanı esneklik kazanmaktadır. Bu organlar ve kaslar taze kan, oksijen ve besin maddeleriyle dolmaktadır. Böylece tensel duyarlık, uyumluluk ve cinsel yaşam kalitesi artmaktadır.
Yoga teknikleri sayesinde astım, artrit, kalp rahatsızlığı, obezite, osteoporoz, madde bağımlılığı, depresyon, migren, sinüs sorunları gibi kronik rahatsızlıklar hafiflemekte ve zaman içinde giderilmektedir. Kanser hastalığına çok iyi gelmektedir. Hastalığın yol açtığı stres ve uygulanan tıbbi tedavinin yan etkileriyle baş etmeye yardım etmektedir. Multipl skleroz hastalığının tedavisinde de son derece yararlı sonuçlar vermektedir.
PRANAYAMA ( ENERJİ KONTROLÜ) NEFES VE BİYOENERJİ TEKNİKLERİ
Pranayama olarak adlandırılan solunum teknikleri, nefes alış verişlerini düzene sokar, solunum rahatsızlıklarını giderir ve zihnin kontrol edilmesini sağlar. Bu teknikler vücut-zihin sistemini bir bütün olarak yeniler ve enerjik yapar. Solunum sistemi canlanır ve güçlenir. Sinir sistemi sakinleşir ve yatışır. Kanda oksijen oranı artar ve dolaşım hızlanır. Vücudun bütün hücreleri arınır, beslenir ve yaşam gücü kazanır. Doğru ve düzenli olarak yapılan Pranayama teknikleri çok çeşitli iyileştirici etkilere sahiptir. Yorgunluk giderilerek, bedendeki enerji akımları güçlenmekte, yaşam enerjisi dengelenmekte, organlar yenilenmekte, duygular yatışmakta ve zihin dinginliğe kavuşmaktadır. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Pranayama - Nefes ve Enerji Kontrolü kitabı)
Hızlı ve yüzeysel nefes endişe ve korkuları tetiklemektedir. Solunum teknikleri sayesinde nefes derinleşmekte ve yavaşlamakta, sinir sistemi gevşemekte ve duygular yatışmaktadır. Kalp atışları düzene girmekte ve kardiyovasküler sisteminin çalışma ritmi sağlıklı bir ritme göre ayarlanmaktadır. Kalp rahatlamakta ve güçlenmektedir.
Pranayama teknikleri enerjiyi kontrol altına almakta, ayarlamakta ve organizmanın farklı düzeylerine yönlendirmektedir. Enerjiyi kaba ve ince düzeylerde tecrübeden geçirmek için solunum fonksiyonlarının olağan sınırları aşılmaktadır; solunum işlevleri uzatılmakta, hızlandırılmakta veya yavaşlatılmaktadır. Pranayama sırasında denetim altına alınan solunum fonksiyonları şunlardır:
1. Puraka
2. Reçaka
3. Kumbhaka
Sanskritçe Puraka kelimesi 'doldurmak' demektir ve akciğerleri havayla doldurmak anlamına gelmektedir. Puraka, veya nefes alma işlemi solunum sistemini canlandırmaktadır.
Reçaka kelimesi ise 'boşaltmak' demektir ve nefes vererek akciğerleri boşaltmak anlamına gelmektedir. Reçaka, veya nefes verme işlemi kirli havayı ve toksinleri dışarı atmaktadır.
Sanskritçe Kumbha sözcüğü 'çömlek', 'kap' veya 'kavanoz' demektir. Kumbhaka kelimesi ise 'kavanoza benzer' anlamına gelmektedir. Kavanoz suyla dolu veya boş olabilir. Buna benzer akciğerler havayla dolu veya boş olabilir. Böylece Pranayama çalışmalarında nefesin aldıktan veya verdikten sonra tutulması Kumbhaka olarak adlandırılır. Kumbhaka, veya nefes tutma enerjiyi tüm bedene yaymaktadır. Bundan başka, Pranayama basamağında birçok Kumbhaka çalışması var ki, o zaman Kumbhaka sözcüğü özellikle nefesin belli bir şekilde alınmasını, tutulmasını ve verilmesini vurgular.
Geniş felsefi anlamda zihnin bütün illüzyonlardan boşaltılması daha derin bir Recaka, nefesin boşaltılmasıdır. Bireyin kendisinin ruh olduğunun algılaması daha derin bir Puraka, nefesin alınmasıdır. Nihayet zihnin sarsılmaz metinlikle odaklanması daha derin bir Kumbhaka, nefesin tutulmasıdır. Bu daha derin bir Pranayama çalışmasıdır.
Orijinal Yoga Sisteminin bu basamağında biyoenerji teknikleri de uygulanmaktadır. Bu teknikler sayesinde bedenin biyoenerji alanı güçlenmekte, genişlemekte, enerjetik blokajlar çözülmekte, beden daha enerjik ve sağlıklı yapılmaktadır. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Prana Vidya - Biyoenerji Teknikleri kitabı)
Pratyahara olarak bilinen teknikler bilinçli gevşeme yeteneğinin gelişmesini sağlar. Bunlar, içe dönme, içsel arayış ve gelişim için olağanüstü tekniklerdir. Bilinçli gevşeme teknikleri, organizmayı sistematik olarak derin bir gevşeme durumuna getirmektedir. Beden gevşeyince zihin susmakta, sinirler boşalmakta ve kas gerginliği atılmaktadır. Beden derin gevşeme moduna geçince nefes alış veriş hızı azalmaktadır, akciğerler rahatlamakta ve solunum sistemi dinlenmektedir. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Pratyahara - Astral Teknikler kitabı)
Nefes alış veriş hızı düşünce kalp atışları da yavaşlamaktadır. Kalp dinlenmekte ve yıpranmamaktadır. Dolaşım sistemi olumlu etkilenmekte ve düzene girmektedir. Tetikte olan sempatik sinir sistemi gevşemeye başlamaktadır. Daha sonra parasempatik sinir sistemi gevşemektedir. Akabinde de endokrin sistemi gevşemeye başlamaktadır. Stres yüzünden devamlı adrenalin salgılayan ve aşırı çalışan böbreküstü bezleri dinlenir. Endokrin sisteminin dinlenmesi fiziksel ve duygusal sağlığı da olumlu bir şekilde etkilemektedir.
Bilinçli derin gevşeme organizmanın bütün sistemlerini olumlu bir şekilde etkilemekte, yorgunluk ve uykusuzluk giderilmekte, birikmiş gerginlik atılmakta, enerji blokajları çözülmekte ve bol bol enerji depolanmaktadır.

|