Site Menüsü
Site Haritası

Yoga Nedir ?

YOGA NEDİR ? 

ORİJİNAL YOGA SİSTEMİ NEDİR ?Yoga Nedir


Maha-Yoga,orijinal temel Yoga sistemidir.

Yoga Şikha Upanişada

Orijinal Yoga Sistemi Maha-Yoga olarak adlandırılmaktadır. Maha kelimesi büyük' veya 'en yüksek' demektir.

Yoga tarihini incelemek için evrenin tarihine göz atmalıyız. Bazı ruhlar Mutlak Varlık'tan bağımsız yaşamı merak ederek ruhi evrenden maddi evrene gelmektedirler. Maddi evrende isteklerini gerçekleştirmek için ruhlar maddi beden almak zorundadırlar. Bedenlenmiş ruh hayali özgürlüğün peşinden koştururken Tanrı'yı taklit etmekte, birçok bedenler değiştirmekte ve serüvenler yaşamaktadır. Geçici maddi mutluluk ve ıstırapları defalarca tattıktan sonra maddi evrendeki yaşamdan usanarak, bir gün uyanıp gerçek ruhi doğasını özlemeye başlamakta, yine ruhi evrene dönme isteği ile bu isteğini gerçekleştirebilmek için çaba harcamaktadır. Burada Yoga bilimi ve çalışmaları ruhun maddi evrenden ruhi evrene geçmesini sağlayan dönüş biletidir.

 Orijinal Yoga Sistemi Maha-YogaBu yüzden maddi evren yaratıldığında orada bulunan ruhlara her şeyden önce Yoga bilimi verilmektedir. Bu en önemli bilimdir çünkü bu bilimin sayesinde ruhlar maddi evrenden kurtulup ruhi evrene dönebilir. Maddi evren sonsuz devirlerde yaratılıp mahvedilmektedir. Maddi evren yeniden tezahür ettiğinde ruhi evrene dönememiş ruhlar yine maddi bedenler almakta ve eğitimlerini devam ettirmektedirler. Bu sonsuz devirlerden kurtulmak için Orijinal Yoga Sistemi mevcuttur.

Dünya gezegeni ortalama her 5-6 milyon yılda bir yenilenir. Bu yenilenme su basmaları şeklinde gerçekleşmiştir. Sular çekildikten sonra karada hayat yeniden başlamaktadır. Gezegende bütün yaşam dengeleri kurulduktan sonra bir üst gezegen sisteminden insanlar inmektedir. Bu insanlar başka bilgilerle birlikte Yoga bilgilerini de yanlarında getirmişlerdir. Sanskrit dilinde konuşmuşlar ve bilgi Veda olarak adlandırılmıştır. Böylelikle, insanlar dünya gezegeninde ilk uygarlığı başlatmıştır. Bu uygarlığın ismi Ari uygarlığı olmuştur çünkü Ari sözcüğü 'aydınlanmış insan' anlamına gelir. Ari'ler aydınlanmış insanlar, Ari uygarlığı ise aydınlanmış insanlar toplumu demektir. Ari sözcüğü bir ırkın veya kabilenin ismi değildir. Ari uygarlığı Yoga tekniklerini uygulayarak vücudun, zihnin ve duyguların hakimi olup, doğadan kopmadan, Evrensel Bilinçle devamlı temasta olmuşlardır.  Dünya Gezegeni

Ari uygarlığında kitaplara gereksinim duyulmamış çünkü Ari'lerin hafızası o kadar güçlü olmuş ki, bir kere duyduklarını hiçbir zaman unutmamışlardır. Bu yüzden Ari'lerin yazılı bilgiye, yani kitaplara ihtiyaçları olmamıştır. Yoga bilimi ağızdan nakil yoluyla milyonlarca yıldır Üstattan öğrenciye geçmiştir. O zamanlar dünya kıtaları bağlantılı olmuş ve Ari uygarlığı bütün gezegende hüküm sürmüştür. Bu nedenle gezegenimizin bütün dillerinde Sanskrit sözcükleri bulunmaktadır. Gezegenimizdeki bütün eski uygarlıklar incelendiğinde hepsinin bir kökten geldiği anlaşılmaktadır. Farklı kıtalarda elde edilen bazı kalıntıların üzerinde kazınmış Yoga duruşlarına rastlanılmıştır.

Bu yüzden Yoga yöntemleri eski Babil, Çin, Mısır, Roma, İskandinav, Sufizm, Hinduizm ve Amerikan Kızılderilileri gibi bir çok kadim kültürde bulunmaktadır. Norveç'te, İrlanda'da, Kolombiya'da, Meksika'da, Viking ve Kelt kültürlerinde Yoga duruşlarının resimleri ve heykelleri bulunmaktadır. Kuzey Amerika Kızılderililerin kültüründe Yoga pozisyonları ve meditasyon teknikleri kullanılma ktaydı. Roma imparatoru Markus Aurelius meditasyon konusunda bir kitap yazmıştı. Pisagor'un okulunda diğer konular arasında meditasyon da öğretilirdi. Güney Afrika kabilelerinin meditasyon tekniklerini kullandıkları saptanmıştır. Katolik ve Yunan Ortodoks kiliselerinin manastırlarında meditasyon çalışmalarını görmek mümkündür.Bunun dışında, bütün dünya dinlerinde Yoga tekniklerinin kullanıldığını görülmektedir. Yoga duruşları, nefes, konsantrasyon ve meditasyon teknikleri bütün dinlerde farklı şekillerde kullanılmaktadır. Bu yüzden bazı kişiler Yoga'nın bir din olduğunu söyler. Ama gerçek şudur ki Yoga'nın hiçbir dinle ilgisi yoktur. Tam tersi dinler Yoga tekniklerinden faydalanmaktadır. Yoga'da ne inanca dayanan dogmalar, ne de bir tanrıya yönelik tapınma, ayin ve ritüeller  bulunmaktadır. Yoga teknikleri derin felsefi bilime, mantık ve pratik tecrübeye dayanmaktadır.

 Yoga Zaman ilerledikçe kıtalar ayrılmış, insanlar ırklara bölünerek farklı dillerde konuşmaya başlamış ve Ari uygarlığı çöktükçe insanların büyük bir kısmı Yoga çalışmalarına artık önem vermemiştir. Yoga uygulamayan insanlar vücut, zihin ve duygu kontrolünü yitirmiş, doğadan kopmuş ve Evrensel Bilinçle temaslarını kaybetmiştir. Bu nedenlerden insanlar saldırganlaşmış ve negatif hislere kapılmaya başlamıştır. Bazılarının Yoga tekniklerini ve Yoga'nın verdiği doğaüstü güçleri kötüye kullanması üzerine Yoga üstatları Yoga bilgilerini gizli tutmaya başlamış ve onları yalnızca dürüst, samimi, pozitif düşünceli ve güvenilir öğrencilere açıklamıştır.Yukarıda değinilen sebeplerden ötürü insanoğlu giderek güçsüz, hafızası zayıf ve evrenden kopmuş bir mahluka dönüşmüştür. Hafızası zayıfladıkça insanoğlu yazılı bilgiye, yani kitaplara ihtiyaç duymuştur. Dolayasıyla da ortalama 5-6 bin yıl önce dünyada Veda olarak isimlendirilen ilk kitaplar meydana getirilmiştir. Sanskritçe Veda kelimesi 'bilgi' demektir. Böylece dünya gezegeninde yazılan ilk kitaplar 'bilgi kitapları' olarak adlandırılmıştır.

Orijinal Veda biliminin en önemli kısmı bu kitaplarda şifrelenmiş şekilde verilmiştir. Bu kitaplarda Yoga bilimi de bulunmaktadır. Bu nedenle Yoga öğretisi insanlar tarafından bin yıllar boyu geliştirilmiş bir teknik değildir.Bu öğreti insanlara evrenin başlangıcında verilmiştir ve önce dilden dile, sonra da yazılı şekilde günümüze kadar gelmiştir. Günümüzdeki Yoga kitaplarında bulunan bilgiler yalnız temel basit bilgilerdir. Yoga yolunda ilerlemek için insan Parampara'da (üstat öğrenci zinciri) olan Yoga üstadından eğitim almalıdır.Yoga Üstatları Çünkü Yoga bilgilerinin önemli kısmı gizli tutulmaktadır.Bazı "yoga" kitaplarında Yoga tarihi dört döneme bölünmektedir: Vedik, Klasik Öncesi, Klasik ve Klasik Sonrası. Bu gruplandırma bazı İngiliz tarihçilerinin kitaplarına dayanmaktadır. Bu tarihçiler Yoga konusunda uzman olmadıkları gibi spekülasyonlara dayanan tahminlerde bulunmuşlardır. Maalesef, gerçeklere dayanmayan bu spekülasyonlar, sonradan Yoga yolunda amatör olan kişiler tarafından piyasada bulunan "yoga" kitaplarına da taşınmıştır. Bu konuya aydınlık getirmek zorundayız. Bahis konusu olan bu "yoga" kitaplarına göre, "arkaik yoga" olarak da bilinen "vedik yoga" ayinsel törenler etrafında yoğunlaşır; bu ayinsel etkinlikler yoganın köklerini oluşturur". Maalesef burada Yoga tekniklerini kullanan rahipler, ayinsel törenlerle hiçbir ilgisi olmayan Yogi'lerle (Yoga uygulayan kişiler) karıştırılmaktadır.

Günümüzde Hindistan olarak bilinen yerde Orijinal Yoga Sistemi derin bir çöküşe uğramış olmasına rağmen Brahmana olarak adlandırılan rahiplerle Yogi olarak adlandırılan gerçek Yoga Üstatları arasındaki fark çok iyi bilinmektedir. Tabidir ki bu farkı bir İngiliz tarihçisi anlayamaz. Orijinal Yoga Sistemi ayinsel törenlere ve ritüellere dayanmamaktadır.Söz konusu "yoga" kitaplarında, Klasik Öncesi dönemle ilgili net hiçbir şey söylenmemektedir. Klasik döneminin ise Patancali'nin yazdığı Yoga Sutra kitabıyla bağlantılı olduğu ifade edilmektedir. Bu yazarlar, Yoga Sutra kitabında anlatılan Orijinal Yoga Sistemini "klasik yoga", "raja yoga" Maha Yogi Patancali veya "sekiz kollu yoga" olarak isimlendirmektedir. Oysa ki, Patancali aslen Yoga Sutra kitabında o güne kadar Upanişada olarak adlandırılan çeşitli kitaplarda verilen Yoga bilgilerinin bir özetini vermiştir. Patancali, teknik detaylara inmeden Orijinal Yoga Sisteminin felsefesini kısa bir şekilde açıklamıştır. Nihayet, Klasik Sonrası dönemin, "Patancali'den sonra ortaya çıkan birçok farklı "yoga" ekolünü kapsadığı" belirtilmektedir. Tüm söylenenlerden sadece bu kısım gerçeklere dayanmaktadır. Gerçekten de Patancali'den sonra birçok kişi egosunu tatmin etmek için Orijinal Yoga Sisteminden bir şeyler alıp kendi "geliştirdiği" "yoga" türlerini ortaya sürmüştür. Bu ego yarışı günümüze kadar  devam etmektedir. Bireylerin ego'ları o kadar şişmiştir ki uydurdukları "yoga" yöntemlerine kendi isimlerini bile vermektedirler. Bu "yoga" ekolleri veya türleri konusunda hala devam eden komedi programını izlemek çok eğlencelidir.Tüm araştırmaların sonucunda Yoga tarihinin sadece iki dönemi ortaya çıkmaktadır. Orijinal Yoga Sisteminin uygulandığı dönem ve bu sistemi kullanarak "yoga" türlerinin veya ekollerinin üretildiği dönem.Yoga felsefesi, evrenin yaratılışından beri sayısız kuşaklar boyunca Üstattan öğrenciye şifahen aktarılan, nefes alan ve bütünlüğünü bozmadan yaşayan bir organizmaya benzemektedir. İnsan hafızasının, Üstadın bir kere söylediğini öğrencinin hayatı boyu unutmayacak kadar kuvvetli olduğu zamanlardan sonra içinde bulunduğumuz Kali-Yuga devrine yaklaşıldıkça zayıflaması ile yazılı bilgiye olan ihtiyaç artmış, böylelikle ortalama 5-6 bin yıl önce ilk kitaplar yazılmıştır. Bu kitaplar Sanskrit dilinde kaleme alınmıştır. Sanskrit sözcüğü 'bilgili' veya 'soylu' anlamına gelir.

Her şeyden önce dört Veda yazılmıştır:

1. Rig Veda
2. Sama Veda
3. Yacur Veda
4. Atharva Veda

Bundan sonra dört Veda kitabında verilen konuları daha detaylı bir şekilde açıklayan Brahmana, Aranyaka ve Upanişada kitapları yazılmıştır. Daha sonra evrenin tarihini anlatan Purana kitapları ve dünya gezegeninin tarifini açıklayan İtihasa kitapları yazılmıştır. Bütün bu kitaplarda Yoga bilgilerine rastlanır. Ayrı bir konu başlığı altında olmadan Yoga bilgileri bütün bu kitaplarda bulunmaktadır. Yoga bilimine tam bir şekilde sahip olmak için bütün bu kitapları incelemek gerekir. Zamanla bu iş çok zorlaştığı için tahminen iki bin yıl önce Patancali tarafından Yoga felsefesi çok kısa bir şekilde Yoga Sutra kitabında anlatılmıştır.Yoga Sutra kitabının ikinci, Sadhana Pada adlı bölümünün birinci metninde şöyle denir: "Tapah svadhyaya işvara pranidhanani kriya yoga", yani "Ateşli çaba, kendini eğitme ve Mutlak Varlığı algılama Yoga faaliyetidir." Bu metin Yoga yolunda ateşli çaba, kendini eğitme ve Mutlak Varlığı algılama gibi faaliyetlerin gerçekleşmesinin altını çizmektedir.Yoga sözcüğü dünyanın en eski anadili olan Sanskrit dilindendir. Yoga sözcüğü Yuc sözcüğü ile aynı kökten gelmektedir. Yuc 'boyunduruk' demektir. Bu nedenle de Yoga 'kontrol etme Yoga Felsefesi' anlamına gelmektedir. Yani Yoga vücudun, duyguların ve zihnin mükemmel kontrolü demektir.Aynı zamanda, Yoga kelimesi 'birleştirmek' anlamına da gelir, yani insanı evrendeki canlı ve cansız olan herşeyle birleştirmek demektir. Günümüzdeki değişik yaşam şartları insanı giderek doğal yaşamdan uzaklaştırıyor. İnsan doğadan gittikçe daha çok kopuyor, oysa Yoga insanın doğa ve evrenle devamlı olarak bağlantıda kalmasını sağlıyor.Sonuçta Yoga 'bütünleşmek' demektir. Bu bir taraftan vücudun, zihnin ve ruhun mükemmel uyumu ve bütünleşmesi, diğer taraftan ise bireysel bilincin Evrensel Bilinçle bütünleşmesi, teması anlamına gelir. Böylece Yoga uygulayarak insan vücudunu, duygularını ve zihnini tamamen kontrol edebilir. Doğadan ve evrenden kopmaz. Sonuçta Evrensel Bilinçle temasta kalır.Orijinal Yoga Sistemi 'ruh' konusunda detaylı bilgiler ve teknikler sunması, insanı bilinç ve ruh konularında geliştirmesi ile birlikte teoloji ve ritüellere dayanan bir din değildir. Orijinal Yoga Sisteminde hiyerarşi ve herhangi bir lidere veya tanrıya tapınma yoktur. Yoga spiritüel bilgi kaynağıdır. Bu bilgileri edinerek birey bütün dinlerin temel prensiplerini kavramaktadır.

Yoga, hiç bir sınıf, inanç, renk, ırk, cinsiyet ve yaş ayırımı olmayan, tüm insanlığa açık olan kültürel ve spiritüel bilgi dalıdır. Yoga çalışmalarına başlamak için belki de gereken tek bir nitelik insan bilincinin gizli potansiyellerinin varlığını kabul etmek ve Yoga tekniklerini uygulayarak bilincin zirvesine ulaşmak isteğidir.Yoga sistemini dinlerden farklı yapan unsur bedene, zihne ve duygulara bakış açısıdır. Dinler bedeni, zihni ve duyguları aydınlanma yolunda bir engel ve günah aracı gibi görmektedir. Oysa Orijinal Yoga Sistemi bedenin, zihnin ve duyguların evrensel gerçeğin bir parçası olduğunu ve insanoğlunun gelişmesi, aydınlanması ve yükselmesi için nasıl kullanılması gerektiğini öğretmektedir. Yoga teknikleri sayesinde beden, zihin ve duygular temizlenince ve pozitif enerjiyle dolunca doğal olarak insan bütün olumsuz isteklerden, düşüncelerden ve eylemlerden kurtulmaktadır. İnsan özgür iradesini olumlu yönde kullanarak özgüvenini geliştirmekte, kaderine sahip çıkmakta ve kaderin köleliğinden kurtularak özgürlüğe kavuşmaktadır. Birey başkalarından merhamet beklemeden pozitifleşme ve bütünleşme yolunda kaderini kendi çizmektedir.Yoga ilmi hayatın bütün yönlerini kapsamaktadır. Yoga teknikleri beden, zihin, ve enerji sistemini temizleyerek meditasyonun daha gelişmiş aşamaları ve kozmik bilinci algılamak için temel hazırlamaktadır. Yoga çalışmalarının olumlu etkileri dünya bilim adamları ve tıp mensupları tarafından araştırılıp incelenmektedir. Bu araştırmaların neticeleri Yoga sisteminde kullanılan nefes, biyoenerji, vücut, zihin çalışmalarının bedensel ve zihinsel sağlığı düzeltmek ve korumak için çok etkili bir araç olduğunu göstermektedir.

Yoga doğru yaşam ilmidir ve insanoğluna günlük hayatında uygulaması için verilmiştir. Yoga insanın bütün yönlerini: bedensel, zihinsel, duygusal, sinirsel, psikolojik, enerjetik ve spiritüel yönlerini olumlu bir şekilde etkilemektedir.Yoga  Yoga duruşlarıkelimesi 'birleşmek' demektir. Spiritüel anlamda bu bireysel bilinç ile Evrensel Bilincin birleşmesi demektir. Fiziki boyutta Yoga bedeni, zihni ve duyuları dengelemek ve uyuma sokmak için bir vasıtadır. Bu denge ve uyum nefes, biyoenerji, vücut ve zihin çalışmaları sırasında, Yüce Gerçekle birleşmeden önce elde edilmelidir.Yoga ilmi insanın en dış boyutunu, fiziki bedenini etkilemekten başlar; bu bir çok insan için pratik ve tanıdık başlangıç noktasıdır. Dengesizlik bu düzeyde yaşandığında organlar, adaleler ve sinirler artık uyumlu çalışmamakta, aksine birbirine karşı çıkmaktadır. Örneğin, endokrin sistemi düzensizleştiğinde sinir sisteminin verimliliği o kadar düşük olur ki, hemen hastalıklar ortaya çıkmaya başlar. Yoga sisteminin amaçlarından biri de bedenin farklı fonksiyonlarını tüm bedenin yararına çalışmaları için mükemmel bir şekilde ayarlamaktır.

Daha sonra Yoga fiziki düzeyden zihinsel ve duygusal düzeye ilerlemektedir. Birçok insan günlük hayatın etkileşim ve streslerinden, fobi ve nevrozlardan acı çekmektedir. Yoga bütün bu problemlerin üstesinden gelmek için evrensel metot sunmaktadır.Yoga düşünce, söz ve eylem veya kafa, kalp ve el arasında uyum ve kaynaşmadır. Yoga uygulaması sayesinde fiziksel, zihinsel ve duygusal düzeyler arasındaki karşılıklı ilişkiler hakkında ve bir düzeyde oluşan rahatsızlıkların diğer düzeyleri nasıl etkilediği konusunda farkındalık artmaktadır. Bu farkındalık, bireyi yavaş yavaş yaşamın daha ince alanlarının algılamasına getirmektedir. Bedensel ve zihinsel terapi Yoga sisteminin en önemli başarılarından biridir. Bu terapi evrensel uyum ve bütünleşme prensipleri üzerinde kurulduğu için bu kadar güçlü ve etkilidir. Astım, diyabet, tansiyon dengesizliği, kireçlenme, sindirim düzensizliği, başka kronik ve yapısal hastalıkların tedavisinde modern bilim başarısız kaldığı halde Yoga bir alternatif terapi biçimi gibi başarıya ulaşmıştır. HIV ve kanser tedavisinde Yoga çalışmalarının etkisi araştırılmakta ve umut verici olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Tıp bilim adamlarına göre Yoga terapisi bedenin bütün başka sistemlerini ve organlarını direkt olarak etkileyen sinir ve endokrin sistemlerinde denge sağladığı için başarılıdır.Ayrıca, birçok insan için, gittikçe stresi arttıran toplumda, Yoga sağlık ve huzuru korumak için bir vasıtadır. Nefes teknikleri gerginliği atmaya ve canlanmaya, vücut çalışmaları tüm günü masa başında oturmaktan toplanmış fiziksel yorgunluğu ve rahatsızlığı kaldırmaya yardım etmektedir. GevşemeYoga eksersizleri teknikleri zamanın daha etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. Cep telefonları, bilgisayar, yoğun trafik ve devamlı alışveriş çağında Yoga çalışmaları kişisel ve hatta iş hayatında büyük anlam taşımaktadır. Bireysel ihtiyaçlar dışında Yoga sisteminin temelinde olan prensipler toplumsal zorlukları aşmak için gerçek bir alet sunmaktadır. Dünyanın kaybolmuş gibi göründüğü ve eski değerleri reddederek yeni değerler ortaya koyamadığı zamanda Yoga insanlara kendi yolunu bulup gerçek öz'üyle bağlantı kurması için vasıta vermektedir. Gerçek öz'le bu bağlantı sayesinde insanlar, çağımızda çok zor bulunan, uyum, huzur ve şefkate ulaşabilirler.Maha-Yoga olarak adlandırılan Orijinal Yoga Sistemi sekiz bölümden ibarettir. Bu sekiz bölüm Orijinal Yoga Sisteminin genel yapısını oluşturan elementlerdir. Sekiz bölüm teknik olarak Aşta-Anga olarak adlandırılmaktadır. Sanskritçe Aşta kelimesi 'sekiz', Anga ise 'bölüm' anlamına gelmektedir. Her bölümde yüz binlerce teknik bulunmaktadır. Bu nedenle temel uygulama işlemi sekiz bölüm içermektedir.

 

Yorumlar - Yorum Yaz


Üyelik Girişi
Yoga Academy Video

 Yoga Academy Videoları

Yoga Forum Sitesi

 Yoga Forum Sitesi

Saat
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret286279
Yoga Academy Etkinlik Takvimi
Hava Durumu
Anlık
Yarın
20° 17° 12°